JPMorgan analistleri, yeni ABD stablecoin yasalarına uyum sağlamak için Tether’ın Bitcoin ve diğer varlıklarını satmak zorunda kalabileceğini öne sürüyor. Analistlerin raporuna göre, Tether’ın önerilen şartları karşılamayan Bitcoin, kıymetli metaller, ticari senetler ve teminatlı kredileri elden çıkarması gerekebilir.
Temmuz ayında yürürlüğe girmesi beklenen STABLE Yasası (Temsilciler Meclisi) ve GENIUS Yasası (Senato) stablecoin yayıncılarını düzenlemeyi amaçlıyor. Bu yasalar, lisanslama, sıkı risk yönetimi kuralları ve 1:1 rezerv desteği gerektiriyor. GENIUS Yasası federal denetim ve daha geniş bir yelpazede kabul edilebilir rezerv varlığı öngörürken, STABLE Yasası daha sıkı rezerv kuralları belirliyor ve eyaletlere stablecoin düzenleme yetkisi tanıyor.
Yasaların herhangi birinin geçmesi halinde, analistler Tether’ın rezervlerini yeniden yapılandırarak ABD Hazine tahvilleri ve diğer likit varlıklara yatırımlarını artırmak zorunda kalacağını düşünüyor. Şu anda Tether rezervlerinin sadece %66’sı STABLE Yasası’na, %83’ü ise GENIUS Yasası’nın standartlarına uyuyor. Bu uyum oranı, 2024 yılının ortalarından bu yana stablecoin piyasasının genişlemesiyle birlikte düştü.
Düzenleyici endişelere rağmen, Tether 2024’ün 4. çeyreğinde en başarılı dönemlerinden birini yaşadı. Şirket yıl için 13 milyar doların üzerinde net kar bildirirken, grup öz sermayesi 20 milyar doları aştı. Aynı dönemde, Tether’ın ABD Hazine tahvillerine maruz kalımı, USDT rezervlerinin yaklaşık %80’ini kapsayacak şekilde 113 milyar dolara yükseldi ve bu da Tether’ı dünyanın en büyük ABD Hazine tahvili alıcılarından biri haline getirdi. Bu arada, altın ve Bitcoin varlıkları 5 milyar dolarlık gerçekleşmemiş kar getirdi, ancak bu karlar önerilen düzenlemeler kapsamında risk altında olabilir.
Tether CEO’su Paolo Ardoino, 7 milyar dolarlık rezerv tamponu ve 2024’te 45 milyar dolarlık yeni token ihracıyla şirketin mali gücünü teyit etti. Ancak JPMorgan analistleri, Tether’ın stablecoin piyasasındaki hakimiyetinin riskler taşıdığı konusunda uyarıyor. Düzenleyici uyumsuzluk ve şeffaflık eksikliği, kripto para endüstrisi için daha geniş kapsamlı zorluklar oluşturabilir.
Tether, ABD’nin ötesinde de düzenleyici engellerle karşı karşıya. Avrupa’da, MiCA düzenlemeleri stablecoin yayıncılarının rezervlerinin %60’ını AB bankalarında tutmasını gerektiriyor ve bu da USDT’nin birden fazla Avrupa borsasından çıkarılmasına yol açtı. Ancak, bölgedeki pazar payı nispeten düşük olduğu için etki sınırlı kaldı.
Analistler, ABD düzenlemelerinin Tether için en büyük zorluk olmaya devam ettiğini vurguluyor. Şirketin ABD pazarındaki güçlü konumu, daha fazla şeffaflık ve sık rezerv denetimleri gerektiren daha sıkı kurallar tarafından tehdit edilebilir. Bu yeni yasalar, Tether’ın faaliyetlerini ayarlamak veya stablecoin sektöründe olası sonuçlarla karşı karşıya kalmak zorunda kalmasına neden olabilir.