Türkiye’de blok zincir teknolojisi ve kripto varlıklar konusunda verdiği mücadele ile sektörün gelişimi için önemli katkılar sunan, Mindstone Blockchain Labs CEO’su ve Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi olan Tansel Kaya, sektördeki deneyimlerini ve öngörülerini CoinZonia’dan Sinancan Öztürk’e anlattı.
Türkiye’de blok zinciri alanında girişimcilik ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz? Büyük teknoloji şirketleri ve devlet destekleri olmadan yerli projelerin küresel çapta rekabet etme şansı var mı?
Türkiye’de blok zincir girişimcilik ekosistemi henüz erken aşamada olsa da, son yıllarda gelişme gösteriyor. Artık küçük ekiplerin yoğun çabalarıyla adını duyurmayı başardıkları projelerimiz var. Ancak büyük teknoloji şirketlerinin ve küresel sermayenin desteği olmadan, küresel çapta rekabet etmek oldukça zor. Blok zincir projeleri genellikle büyük sermaye, geniş bir ekosistem ve güçlü bir küresel ağ gerektiriyor. Yine de, sahip olduğumuz nitelikli insan kaynağı ve yaratıcı çözümlerle niş alanlarda başarı sağlayabileceğimizi düşünüyorum. Önemli olan bu genç ekiplerin önünü kesmemek, onları yurtdışına gitmek zorunda bırakmamak. Özellikle fintech, tedarik zinciri yönetimi ve tokenlaştırma gibi alanlarda küresel rekabete giren projeler çıkartabiliriz.
Türkiye’de kripto ekosistemi regülasyonlarla şekillenirken, inovasyonun önüne geçmeden düzenleme yapmak mümkün mü? Regülasyonların aşırı sıkı olması sektörün büyümesini engeller mi, yoksa sağlıklı bir gelişim için gereklilik mi?
Regülasyonlar, ekosistemin sağlıklı büyümesi için gerekli olsa da, aşırı sıkı kurallar inovasyonu engelleyebilir. Dengeli bir yaklaşım benimsenmeli. Türkiye’deki regülasyon süreçlerinde, yatırımcıları dolandırıcılıktan korumak ve sistemik riskleri azaltmak önemli bir hedef. Ancak, aşırı kısıtlayıcı düzenlemeler girişimcilerin yurt dışına yönelmesine neden oluyor. Örneğin, Avrupa’daki MiCA düzenlemeleri gibi, net kurallar belirleyerek girişimcilerin güvenle çalışabileceği bir çerçeve oluşturulmalı. Bu yüzden önce ikincil düzenlemeler çıkmalı, ardından saklama, rezerv kanıtı gibi konuları çözüp hemen tokenlaştırmaya geçmeliyiz.
Türk yatırımcıların kripto varlıklara ilgisi genellikle spekülatif mi, yoksa gerçekten uzun vadeli teknoloji ve ekosistem odaklı bir bilinç oluşuyor mu? Bu bilinç dönüşümü için neler yapılmalı?
Türkiye’de kripto varlıklara olan ilginin büyük bir kısmı spekülatif. Yatırımcılar genellikle kısa vadeli kazanç ve kumar peşinde koşuyor. Ancak son yıllarda, özellikle blok zincir tabanlı projeleri inceleyen ve uzun vadeli teknoloji yatırımlarına yönelen bir kitle de oluşmaya başladı. Bu dönüşüm için eğitim büyük önem taşıyor. Üniversitelerde blok zincir derslerinin yaygınlaşması, sektörde uzman kişilerin eğitim programları düzenlemesi ve medyada spekülatif içerik yerine teknolojiye odaklanan haberlerin artması bu dönüşümü hızlandırabilir.
Türkiye’deki üniversitelerde blok zinciri eğitimi hızla yaygınlaşıyor, ancak bu eğitimin sektörün ihtiyaçlarını ne kadar karşıladığı tartışmalı. Akademik bilgi ile gerçek sektör deneyimi arasındaki uçurumu kapatmak için nasıl bir yol izlenmeli?
Üniversitelerde verilen blok zincir eğitimi, genellikle teorik bilgilere dayanıyor ve sektörün pratik ihtiyaçlarını tam olarak karşılamıyor. Bu uçurumu kapatmak için şu adımları atabiliriz. Üniversiteler ile sektör işbirlikleri artırılmalı. Start-up’lar ve büyük şirketler öğrencilere staj ve proje fırsatları sunmalı. Hackathon ve bootcamp etkinlikleri düzenlenerek, öğrencilerin gerçek projeler geliştirmesi teşvik edilmeli. Bu projeler hiç hayata geçmeyecek olsa bile ekiplerin oluşması ve birbirini tanıması için bu yarışmalar çok değerli. Akademik müfredatta, akıllı kontrat geliştirme, DeFi ve NFT gibi güncel konulara daha fazla yer vermeliyiz. Bunun için de önce hocalarımızın güncel bilgilerle donanması gerekiyor. Son olarak da devlet destekli inovasyon merkezleri ve blok zincir araştırma laboratuvarları kurmalıyız.
Türkiye’de kamu kurumlarının blok zinciri projelerine yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Devletin blok zinciri kullanımı sizce verimlilik, şeffaflık ve güvenlik açısından gerçekten bir fark yaratabilir mi, yoksa sadece bir trend takip etme çabası mı?
Türkiye’de yeni düzenlemenin ardından kamu kurumlarının blok zincir projelerine ilgisi artıyor. Blok zincir kullanımı gerçekten şeffaflık ve güvenliği artırabilir. Ancak, projelerin sadece popüler bir trend olduğu için değil, gerçekten bir ihtiyaca yönelik olarak geliştirilmesi önemli. Tokenlaştırma ile hisse senetlerinin, devlet tahvillerinin, emtianın blok zincire taşınması mümkün olacak. Büyük projeler tokenlaştırılarak finanse edilebilecek.
Türkiye’nin kripto varlık ve blok zinciri ekosisteminde küresel çapta liderlik edebileceği niş alanlar var mı? Türkiye’nin güçlü olduğu alanlarla blok zinciri kesiştirildiğinde ortaya çıkabilecek özel kullanım senaryoları neler olabilir?
Türkiye, fintech, lojistik, e-ticaret ve oyun sektörlerinde güçlü bir altyapıya sahip. Bu alanlar blok zincir ile kesiştiğinde önemli fırsatlar ortaya çıkabilir: Türkiye, fintech alanında güçlü bir ekosisteme sahip. Blok zincir tabanlı dijital ödeme çözümleri, Türkiye’nin bu alanda küresel çapta öne çıkmasını sağlayabilir. Avrupa ve Asya arasında kritik bir lojistik noktasıyız. Blok zinciri ile tedarik zinciri takibi sağlanarak, güvenilir ve şeffaf ticaret süreçleri geliştirilebilir. Mobil oyun sektöründe güçlü bir konumdayız. Blok zinciri tabanlı oyun içi ekonomiler ve NFT projeleri bu sektörde yeni fırsatlar sunabilir. Son olarak biz bir emlak ülkesiyiz. Blok zinciri ile tapu ve mülkiyet kayıtlarının şeffaf ve güvenli bir şekilde saklanması, dolandırıcılık risklerini azaltabilir ve son dönemde gayrimenkul almakta zorlanan gençlerin bu alana yatırım yapmasını sağlayabilir.
Özetle, Türkiye’nin blok zinciri ekosisteminde küresel liderlik edebileceği niş alanlar var. Ancak, başarılı olmak için yatırım, düzenlemeler ve eğitim alanlarında daha fazla gelişime ihtiyaç var.