YahooFinance haberine göre ABD Merkez Bankası (Fed), 2024 yılı boyunca ABD ekonomisinin resesyona girmesini önlemeyi başardı. Ancak yıl sonu itibarıyla Fed’in en büyük endişesi hâlâ enflasyon.
Yüksek faiz oranlarını sürdürerek enflasyonu kademeli olarak düşürmeye çalışan Fed, “ekonomik yumuşak iniş” olarak adlandırılan süreci başarıyla uyguladı. İşsizlik oranları kontrol altında kaldı, ekonomi dirençli bir büyüme sergiledi ve dört yıllık bir aradan sonra ilk kez faiz indirimine gidildi.
Fed Başkanı Jerome Powell, 18 Aralık’ta düzenlediği yılın son basın toplantısında yaptığı açıklamada 2024’ün genel değerlendirmesini yaparak: “Resesyondan kaçındığımız oldukça açık. Ekonomi beklenenden daha güçlü bir yol izledi.” dedi. Ancak Powell 2025’e yaklaşırken en büyük riskin hâlâ yüksek enflasyon olduğunu vurguladı.
Enflasyonda hedefe ulaşmak zorlaşıyor
Fed’in takip ettiği temel enflasyon göstergesi, 2022’deki zirve seviyesinden önemli ölçüde düşmesine rağmen hâlâ %2 hedefinin üzerinde seyrediyor. Üstelik son aylarda enflasyon rakamlarında belirgin bir iyileşme olmaması Fed yetkililerinin daha temkinli hareket etmesine neden oluyor.
Powell, faiz oranlarının düşürülmesi için enflasyonda daha fazla ilerleme gerektiğini belirtti. Bu ihtiyatlı duruş Fed’in 2025 yılı için öngördüğü faiz indirimlerini dörtten ikiye düşürmesine yol açtı. Yetkililer enflasyonun 2025 sonunda %2,5 seviyesinde olacağını, %2 hedefinin ise ancak 2027’de yakalanabileceğini tahmin ediyor.
Trump yönetimi ve yeni ekonomik dinamikler
Fed’in enflasyonla mücadelesi 2025’te Başkanlık görevine başlayacak olan Donald Trump yönetiminde daha da zorlaşabilir. Ekonomistler Trump’ın ticaret ve göç politikalarının enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Trump’ın vergileri düşürme ve ithalat tarifelerini artırma planları, Fed’in daha fazla faiz indirimi yapmasını zorlaştırabilir.
Powell, belirsizliklerin sürdüğünü vurgulayarak: “Sisli bir gecede araba sürmek gibi ne zaman yavaşlamanız gerektiğini bilmelisiniz.” ifadelerini kullandı.
Faiz indirimi ve fed içindeki fikir ayrılıkları
2024 yılına yüksek beklentilerle giren piyasalarda Fed’in yıl içinde faiz oranlarını altı kez indireceği tahmin ediliyordu. Ancak yılın ilk çeyreğinde enflasyonun yeniden yükselmesi bu umutları boşa çıkardı. Nisan ayında Powell faiz indirimlerinin beklenenden uzun sürebileceğini açıklayarak Wall Street’in beklentilerine karşı daha ihtiyatlı bir tutum sergiledi.
Sonbaharda enflasyonun tekrar düşüş sinyalleri vermesiyle Fed, eylül ayında dört yıl aradan sonra ilk faiz indirimini gerçekleştirdi. 50 baz puanlık bu büyük indirim Fed üyeleri arasında fikir ayrılıklarına yol açtı.
Fed yöneticilerinden Michelle Bowman, 50 baz puanlık indirimin “erken bir zafer ilanı” olarak algılanabileceğini belirterek daha küçük bir indirim yapılması gerektiğini savundu. Aralık ayında ise Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, enflasyonda yeterli ilerleme sağlanmadığı gerekçesiyle son faiz indirimine karşı oy kullandı.
2025’te Fed’i neler bekliyor?
2025 yılı Trump yönetiminin olası ekonomik politikaları ve enflasyon üzerindeki etkileri nedeniyle Fed için zorlu bir yıl olabilir. Fed yetkilileri yeni yönetimin; ticaret, göç ve vergi politikalarının olası etkilerini değerlendirmeye başladıklarını belirtti.
San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, Fed’in karar alma sürecinde artık daha yavaş ve veriye dayalı bir yaklaşım benimsediğini söyledi. Ancak Daly 2025 yılında faiz artışı ihtimalinin hâlâ masada olduğunu ifade ederek: “Hiçbir şeyi tamamen dışlamıyoruz. Bu, hata yapmaya yol açar.” dedi.
Fed’in 2024 yılı boyunca izlediği temkinli strateji, ekonomide istikrar sağlarken 2025 yılında karşılaşılacak yeni zorluklar politika yapıcıların dikkatle hareket etmesini gerektirecek.