Küresel siyasetteki dalgalanmalar, ekonomik çekişmeler ve jeopolitik gerilimler, iş dünyasının pusulasını şaşırtıyor. Ernst & Young (EY) tarafından yayımlanan “Jeostratejik Görünüm 2025” raporu, bu değişimlerin şirketler üzerindeki etkilerini mercek altına alıyor. Rapor, özellikle seçim sonrası değişen yönetimlerin, ticaret anlaşmalarını, vergilendirme politikalarını ve iş gücü düzenlemelerini nasıl şekillendireceğine dair kritik ipuçları sunuyor.
EY: “İş dünyası 2025’e hazırlıklı olmalı”
EY’ye göre 2025 küresel seçimlerin ardından belirsizliklerin yoğunlaştığı bir yıl olacak. Yeni yönetimlerin uygulayacağı politikalar, vergilendirme sistemlerinde köklü değişiklikler getirebilir. Popülist yaklaşımlar ve korumacı ticaret politikaları, iş dünyasının hızla adapte olmasını zorunlu kılacak. EY’ye göre devletlerin ekonomik egemenliklerini güçlendirme çabaları, teknoloji ve yapay zeka yatırımlarında yeni düzenlemeleri beraberinde getirecek. Şirketlerin bu alanda stratejik bir yön belirlemesi artık bir tercih değil, zorunluluk.
Jeopolitik gerilimler ve iş dünyasının yanıtı
Enerji politikaları, ticaret savaşları ve küresel krizler, iş dünyasını doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. Şirketlerin tedarik zincirlerini yeniden yapılandırması ve yatırım stratejilerini bu dinamiklere uygun hale getirmesi gerekiyor. Özellikle yeşil enerji dönüşümüne yönelik politikalar, geleneksel enerji kaynaklarını zorlarken yenilenebilir yatırımları teşvik edecek. EY bu süreçte, şirketlerin sürdürülebilir büyüme adına uzun vadeli planlarını gözden geçirmesi kritik önemde olduğunu belirtiyor.
Jeopolitik risklerlerin sektörlere farklı yansımaları olabileceğinin üstünde duran EY, bu vergilendirme değişikliklerinden bilhassa tüketici ürünleri ve sağlık sektörü doğrudan etkileneceğini öngörüyor. Sanayi sektörü için stratejik üretim kaynakları olan hidrokarbonlar, metaller ve yeşil teknolojiler daha fazla önem kazanacak. Bunların dışında dijital ekonomi politikalarının yönlendirdiği teknoloji, medya ve telekomünikasyon sektörleri, yeni düzenlemelere ayak uydurmak zorunda kalacak. Finansal hizmetler sektörü ise dijitalleşme ve fintech yatırımlarıyla krizlere karşı daha dayanıklı hale gelmek için yeni stratejiler geliştirecek.
Raporun tamamını incelemek için EY Web sitesini ziyaret edebilirsiniz.