Kripto varlıklar, son dönemde daha geniş bireysel ve kurumsal kullanıcılar tarafından bir yatırım aracı olarak kabul görmeye başladı. EY’nin 2025 Kurumsal Kripto Yatırımcı Araştırması , bu dönüşüme ışık tutuyor. 13 farklı ülkeden 1 milyar doların üzerinde varlığı yöneten kurumsal yatırımcılarla yapılan araştırmada, hedge fonlarından varlık yönetim şirketlerine, geleneksel bankalardan aile ofislerine kadar geniş bir katılımcı profiline sahip.
Kripto artık marjinal bir yatırım değil
Ankete göre kurumsal yatırımcıların %85’i 2024’te kripto yatırımlarını artırdı. 2025’te ise yatırımcıların %59’u portföylerinin %5’inden fazlasını kripto varlıklara ayırmayı planlıyor. Birden fazla seçenek seçme imkanı sunulan yatırımcıların kriptoyu tercih etmelerinin en büyük sebebi %59 ile yüksek getiri potansiyeli olurken %49 yenilikçi teknolojilere yatırım fırsatı ve %41 yatırımları enflasyona karşı korunma isteği oldu.
Katılımcıların %79’u önümüzdeki 12 ayda kripto fiyatlarının yükseleceğini belirtiyor. Gelecek üç yılda cazip risk-getiri sunacak en önemli varlık sınıfı ise yine kripto paralar olarak görülüyor.
Yatırımcılara 2024 ABD seçimlerinin kripto varlık sektörüne en büyük etkileri sorulduğunda cevaplar ise şöyle: yatırımcı ilgisinin artması, finansal hizmet şirketlerinden yatırım akışının artması, düzenleyici netliğin kısa vadede (önümüzdeki 12 ay içinde) sağlanması ve blok zinciri teknolojisinin finansal hizmetlerde yaygınlaşması.
Dijital varlık sektörünün önü nasıl açılacak sorusuna ise katılımcıların %57’sine net cevap vererek daha şeffaf regülasyonlar dedi. Kurumsal düzeyde daha fazla benimseme (%56) ve tüketici kullanımının artması (%43) da öne çıkan diğer faktörler arasında yer aldı.
DeFi, stablecoin ve tokenizasyon yükselişte
Yatırımcılar yalnızca kriptoya değil onu destekleyen altyapıya da yöneliyor. Özellikle tokenizasyon, DeFi ve stablecoinler bu dönüşümün temel taşları haline geliyor.
Varlık yöneticilerinin %40’ı kendi varlıklarını tokenleştirmeye istekli. En çok heyecan duydukları avantajlar ise anında mutabakat (%54), likidite (%51) ve kısmi mülkiyet imkanı (%42). En fazla tokenleştirilmek istenen varlık sınıfları ise alternatif fonlar, halka açık fonlar ve gayrimenkul.
Şirketiniz halihazırda doğrudan DeFi protokolleriyle etkileşim halinde mi? sorusuna yatırımcıların %24’ü doğrudan etkileşimde olduğu cevabını verirken, %75 ise önümüzdeki iki yılda etkileşime girmeyi düşündüğünü belirtti.
Peki DeFi’de en çok neye ilgi var? Türev ürünler (%40), staking (%38) ve borç verme işlemleri (%34), yatırımcıların radarındaki başlıca uygulamalar. Ancak uyumluluk riskleri, bilgi eksikliği ve düzenleyici belirsizlik, DeFi’ye mesafeli duran firmalar için temel engeller.
Stablecoin kullanımı ise kurumlar arasında oldukça yaygın. Katılımcıların %45’i hali hazırda stablecoin kullanıyor. Bu oran hedge fonlarda %70’e kadar çıkıyor. Peki stablecoinler neden bu kadar popüler? Yatırımcıların %73’ü getiri elde etmek için kullanıyor. %71’i işlem kolaylığı, %69’u ise döviz işlemleri için stablecoinlere başvuruyor. Ayrıca kurumsal para transferlerinde ve değer saklama amacıyla da tercih ediliyor.
Kripto artık portföyün kıyısında değil merkezinde
Araştırma verileri gösteriyor ki kripto varlıklar artık yalnızca bireysel yatırımcıların değil, kurumsal aktörlerin de stratejik planlamalarında önemli bir yer tutuyor. Getiri potansiyeli, teknolojik yenilik ve enflasyona karşı koruma gibi motivasyonlarla hareket eden kurumlar, aynı zamanda tokenizasyon, DeFi ve stablecoin altyapılarına da yatırım yaparak bu alanlardaki dönüşümü hızlandırıyor. Düzenleyici netliğin artması, sektörün kurumsal ölçekte daha da benimsenmesini sağlayabilir. Kripto dünyası artık niş bir alan olmaktan çıkıp geleneksel finansla daha sıkı bir entegrasyona doğru ilerliyor.